Tasarım eğitimini İstanbul’da alan Juliana Maria Ohneberg, markaların aranan yüzü. Modellik ve tasarımcılığı bir arada yürüten ünlü modelle İstanbul’da buluştuk..


22 yaşındaki model ve tasarımcı Juliana Maria Ohneberg, tam bir İstanbul tutkunu. Moda tasarımı okumak için İstanbul’a gelmiş ve Vakko Esmod Moda Akademisi’nden mezun olmuş. Başta ailesi bu kararına şaşırsa da, bildiğini yapan biri o. Tasarımı öğrenen ve işin hem mutfağında hem de önünde bulunmaktan mutlu olan biri. Babasının da başarılı bir model olması, modellik yapmasında önemli bir etken. Büyük markaların defilelerinde de yer alıyor, tasarım anlamında markalara destek de veriyor. Moda dünyasında yıldızı parlayan Ohneberg ile defile için geldiği İstanbul’da buluştuk. İstanbul’a tutkusunu, markalara yaptığı tasarımları konuştuk.

Babanın model olması sanırım senin model olmanda da etkili oldu...

Evet, babam başarılı bir modeldi. Açıkçası fotomodellik işinin bu kadar iyi gideceğini tahmin etmemiştim ama şansım yaver gitti.

Modellik dışında herhangi bir projede çalışıyor musun?

Şu sıralar lüks bir yağmurluk markası olan Delpin Los Angeles için çalışıyorum. İlk koleksiyonları yeni çıktı, sonbaharda lanse edilecek olan ilkbahar-yaz koleksiyonlarını ben tasarlıyorum.

Çizimlerinde ilham kaynağın nedir?

Gözünüzü kulağınızı devamlı açık tutarsanız her yerde size ilham veren bir unsur karşınıza çıkabilir. İnsanlardan yeni şeyler öğrenmek hoşuma gidiyor; yaşadıkları, tecrübeleri, nereden geldikleri ilgimi çekiyor.

Sence İstanbul bir moda merkezi mi?

İstanbul çok büyük bir kent. Şimdiye kadar gördüğüm kadarıyla buradaki insanlar memleketim Avusturya’dakilerden çok daha fazla modayı takip ediyor. Kıyafetlerinde daha cesurlar. Aslında ben en son modayı ve trendi takip etme taraftarı değilim. Orijinalliği, özgünlüğü tercih ederim. Değişik olmayı seviyorum. İstanbul gayet tabii moda merkezi olabilir, burada çok iyi tasarımcılar var. Fakat diğer yandan moda endüstrisinde çok fazla taklitçilik de var.

‘KİMSEYİ GÖRÜNÜŞÜYLE YARGILAMAMAK GEREK ’

Türkçe öğreniyor musun?

Evet öğreniyorum. Keşke daha önce derslere başlasaydım. İstanbul’a ikinci kez geri döndüm. Burada beni çeken bir şey var. İstanbul beni bırakmıyor, ben de onu... Hep burada yaşamayı planlamıyorum ama hayat sürprizlerle dolu. Gelecekte ne olacağını bilemezsiniz.

Hayatının dönüm noktası nedir?

15 yaşımdayken öğrenci değişim programıyla Los Angeles’a gitmiştim, çok ilginç bir şey yaşadım. Otobüste hangi durakta ineceğimi önümde oturan yaşlı adama sordum. Onun evsiz olduğunu anlamıştım. Onu her gün otobüste gördüm. Santa Monica’da bir kütüphanede matematik problemleri çözerdi. İnsanlar onunla ahbaplık ettiğimi görünce garip karşıladılar ama ben, onunla konuşmaktan zevk alıyordum. O da birinin onun hatırını sormasından dolayı çok mutlu oluyordu, bu beni daha çok mutlu ediyordu. Bir gün internet kullandığını bildiğim için bana e-mail’ini vermesini söyledim, cebinden pis ve buruşuk bir kâğıt parçası çıkarıp yazdı. Çok akıllı ve iyi bir adamdı. Onun sayesinde insanları görünüşlerine göre yargılamamayı öğrendim.